25 Ekim 2026 Pazar

CÜNEYD-İ BAĞDÂDÎ HAZRETLERİ'NE SORMUŞLAR: TASAVVUF NEDİR?

KEREMLİ BİR ZAMANDA, KEREMLİ BİR BELDEDE, KEREMLİNİN KEREMLİDE, GÖSTERDİĞİ KEREM AHLÂKI'DIR... 

"KEREM: Cömertlik " demektir. 

Cüneyd-i Bağdâdî Hazretleri'ne ait en meşhur ve en derinlikli tasavvuf tanımlarından biridir.

Tasavvufun özünü edebî ve irfanî bir dille özetleyen bu sözün tasavvuf geleneğindeki şerhi ve katmanları şu şekildedir:

• Keremli bir zamanda: Bu ifade ile kastedilen öncelikli zaman dilimi Asr-ı Saadet'tir. Allah’ın alemlere rahmet ve en büyük kerem (lütuf) olarak Hz. Muhammed'i (s.a.v.) gönderdiği, ilahi vahiyle yeryüzünün şereflendiği o en bereketli vakittir.

• Keremli bir beldede: İslam tarihinin ve maneviyatının merkezi olan, ismiyle müsemma Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere gibi mübarek topraklardır.

• Keremlinin (Keremli'den): Buradaki ilk "keremli" özne, cömertliğin ve ahlakın zirvesi olan Hz. Peygamber Efendimizdir. O, Allah'ın kendisine ikram ettiği güzellikleri ümmetine yansıtan ana kaynaktır.

• Keremlide gösterdiği: Kendisine kerem gösterilen, bu ahlakı alan ve yansıtan kâmil müminler, yani Ashâb-ı Kirâm ve onların yolunu izleyen gönül erleridir.

• Kerem ahlakıdır: Tasavvufun nihai gayesi olan, hiçbir karşılık beklemeden tamamen Allah rızası için sergilenen ilahi ve muhammedî ahlaktır. Cömertlik, fedakarlık, affedicilik ve diğergamlık (başkalarını kendine tercih etme) gibi yüce huyların bütünüdür.

Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri, bu tanımıyla tasavvufun sonradan ortaya çıkmış felsefi bir akım olmadığını; aksine kaynağını doğrudan Asr-ı Saadet'ten, Hz. Peygamber’in ve sahabenin o her anı lütuf ve edeple örülü hayatından alan köklü bir ahlak disiplini olduğunu vurgulamıştır.

Bu harika tanımın üzerine, Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri'nin Şeriat, Tsrîkat ve Hakîkat dengesini kurduğu "SAHV" (Mânevî Ayıklık) sıfatı ne de çok bârizdir. ş.g.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder